Geleneksel olarak her yıl ocak ayının ilk Pazar gününden başlamak üzere düzenlenen, halkımızın Verem hastalığı ve bu hastalıkla mücadele konusunda bilinçlendirilmesini amaçlayan, 63.”Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası” 03-10 Ocak 2010 tarihleri arasında düzenlenecektir. İlk kez 1947 yılında başlamıştır.
DÜNYADA VEREM HASTALIĞIN DURUMU
• Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri tüberküloz mikrobu ile enfektedir. Bu insanların %10 yaşamlarının bir döneminde vereme yakalanacaklardır.
• Her yıl tahminen 9 milyon kişi verem hastalığına yakalanmaktadır.
• Veremden her yıl 1,7 milyon insan ölmektedir. Bunların çoğu Asya, Afrika ve Latin Amerika’dadır. Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde de ölümler fazladır.
• Dünya da bir tek etkene bağlı tedavisinin olmasına rağmen en çok ölüme yol açan hastalıktır
TÜRKİYE’DE VEREM HASTALIĞININ DURUMU
• 2007 yılında verem savaşı dispanserlerinde kayıtlı 19.694 verem hastası vardır.
• Bu hastaların %63’ü erkek, %37’si kadındır.
• Hastaların %70’inde akciğer tüberkülozu varken, %30’unde akciğer dışındaki organlar (lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin, ...) tutulmuştur.
• Uzun sürede çoğalır, kültürde 2-6 haftada ürer; oksijenli ortamda yaşayan bir basildir.
• Özel boyama yöntemi ile boyanabilir. Asit ile boyayı vermediğinden aside dirençli basil (ARB) denilir.
VEREMİN BULAŞMASI
• Verem basilinin kaynağı hasta insandır.
• Basil hava yolu ile bulaşır.
• Balgam tetkikinde ARB pozitif bulunan, kavitesi olan hastalar daha fazla basil saçarlar.
• Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır.
• Basil kaynağı ile karşılaşma süresi; ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir.
• Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır.
VEREM ENFEKSİYONU VE HASTALIĞI
• Verem enfeksiyonu, basilin vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin cilt testinin (TCT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir.
• Bu, bir hastalık durumu değildir. Vücutta verem basilinin sessiz durduğu, adeta hapsedildiği bir durumdur.
• Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açabilir. Verem enfeksiyonu olan insanların yaklaşık %10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı gelişir.
• Verem hastalığı, klinik bulguların ortaya çıktığı bir durumdur.
VEREM HASTALIĞININ BELİRTİLERİ
• Genel yakınmalar: Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi.
• Gırtlak veremi ses kısıklığı yapabilir. Diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait semptomlar olabilir.
• Üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir.
VEREM TANISI
• Verem tanısı basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi ile konulur. Şüphelenilen her hastadan 3 ayrı balgam tetkiki yapılır.
• Hastanın semptomları ve Röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir.
• Akciğer veremi akciğer Röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler, doktorun veremden şüphelenmesine yol açar.
• Verem tanısında kullanılan deri testi (PPD), vücutta mikrobun olduğunu gösterir. Enfeksiyon olabilir, hastalık olabilir. Bu konudaki değerlendirmeyi doktor yapar.
BİLDİRİM ve KAYIT
• Tüberküloz, bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Bir hafta içinde il sağlık müdürlüğüne bildirilir.
• Tanı konulan verem hastaları gizlilik kuralları içinde dispanserde kaydedilir.
VEREMİN TEDAVİSİ
• Veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir
• Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir.
• Tedavide kullanılan ilaçlar verem savaşı dispanserinden ücretsiz verilir.
• Tedavinin düzenli içilmesi çok büyük önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler.
• Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir.
• Tedavinin verem savaşı dispanseri (VSD) ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de VSD’de yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir.
DİRENÇLİ VEREM
• Tedavide ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi güç bir duruma gelir. Buna dirençli tüberküloz denilir.
• Bazı ilaçlara direnç gelişmesi, özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz denilen (izoniyazid ve rifampisine direnç gelişen) hastalık bu bakımdan tehlikeli bir durumdur.
• Ülkemizde dirençli verem hastalarının tedavisi eğitim tipi göğüs hastanelerinde yapılmaktadır.
KORUYUCU TEDAVİ
• Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları verem savaşı dispanserinde ücretsiz muayene edilir.
• Temaslı muayenesi ile hasta olanlar belirlenir ve tedavi edilir.
• Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu tedavi verilir.
• Koruyucu ilaç tedavisi 6 ay süreyle verilir. Bu tedavinin hastalanmayı %90’a varan oranda önlediği bilinmektedir.
BCG (Bacille Calmette Guerin, verem aşısı)
• BCG aşısı da özellikle çocuklarda kanla yayılan ve öldüren verem hastalıklarını önlemede çok etkilidir.
• Erişkinlerde verem aşısının etkisi daha azdır.
• Ülkemizde BCG aşısı bir kez yapılır. Doğumdan sonra 2 ayda doğrudan yapılır. Eğer geç kalınırsa, 6 yaşa kadar yapılır, fakat, bu durumda önce tüberkülin cilt testi yapılması gerekir.
TÜRKİYE’DE VEREM SAVAŞI
• Ülkemizde verem savaşı bugün Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği strateji ile yürütülmektedir. Bu strateji Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisidir(DGTS).
• Hastaların ilaçlarının bir sağlık personelinin gözetiminde içirtilmesi esastır.
• Hastaların tedavisi, ilaçları ve takipleri verem savaşı dispanserinde ücretsizdir.
• Hastaların temaslılarının muayenesi ve koruyucu tedaviler verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz yapılır.
• DSÖ (Dünya sağlık Örgütü)nün hedefi yayma (+) hastaların %70’nin DGTS kapsamında bulunması ve bu hastaların %85’inin başarı ile tedavi edilmesidir.
• Ülkemizde ise 2007 yılında %76 yayma (+) vaka bulma ve %91 tedavi başarısı ile bu hedeflere ulaşmıştır.
IP numaranız
38.107.191.90
Kongre cad. no:20 ARDAHAN
0 478 211 4000-bilgi@ardahansm.gov.tr
Bu sitedeki içeriğin
ve yazıların tüm hakları Ardahan Sağlık Müdürlüğü Resmi Web Sitesi aittir.